PROF. DR SEYFETTİN ULUDAĞ NASIL BİR REKTÖR OLMAYI HEDEFLİYOR?
Değerli Meslektaşlarım,
İstanbul Üniversitesi’nin Değerli Öğretim Üyeleri,
İstanbul Üniversitesi'nde bu yılın sonunda, “Rektör” seçimi yapılacaktır. Sizlerin de yakından bildiği gibi, önceki dönemde size sunduğum söylem ve önerilerimin pek çoğunda yanılmadığımı anımsatmak isterim. Ne yazık ki merkeziyetçi bir yönetim anlayışının Üniversite yönetiminde ne denli sıkıntı oluşturduğunu bir kez daha birlikte yaşadık.
İstanbul Üniversitesi’ni ulusal ve evrensel değerleri özümsemiş, “sağlık, fen, sosyal bilimler ve sanat dallarında” eğitimli bireyler yetiştiren, ülkemiz sorunlarına çözüm arayan “araştırıcı ve yaratıcı” bir konuma dönüştürmek, kısacası büyüklüğü ölçüsünde “dinamik, üretken, özerk ve önder üniversite” konumuna getirmek için; “İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’ne adayım”
· Atatürk Devrim ve ilkeleri, Türkiye Cumhuriyeti’nin laik, demokratik ve hukuk devleti yapısını koruyan, İstanbul Üniversitesi’nin kuruluş ideali bizim de idealimiz ve tarafımız olacaktır.
· Üniversitemiz Öğretim Üyeleri temel güç kaynağımız olacaktır. Öğretim üyesini “yönetimin bir paydaşı” sayarak, sizlerin seçeceği Dekan,Bölüm Başkanı ve Anabilim Dalı Başkanları ile merkeziyetçi yönetim anlayışını terk ederek “yetkilerini paylaşan bir rektör” olacağım. Hiç bir şekilde Öğretim üyesinin çalışma şevkini kıran ve huzurunu kaçıran bir konumda olmayacağım.
· Yönetim kadrosu, hiçbir baskı altında kalmadan “sizlerin seçtiği öğretim üyelerinden” oluşacaktır. Birisi Avcılar Yerleşkesinde görevlendirilmek üzere rektör yardımcısı sayısı dörde çıkarılacaktır.
· Üniversitemizin sorunlarını biliyorum. “Çağdaş işletmecilik ve yönetim anlayışı” ile üniversitemize ve öğretim üyelerimize bütçe dışı kaynaklar yaratmak için “öğretim üyesi potansiyeli, tarihi ve doğal mekanlarımız, ve üretilen hizmetler” değerlendirilecektir.
· Her fakültemizin kendine özgü sorunlarını çözmek, gerekli kaynakları bulmak ve oluşturmak için, ilgili fakülte öğretim üyeleri ile birlikte uygulamaya koyacağımız “öneri ve projelerim” var. Bunları yeri ve zamanı geldikçe sizlerle paylaşacağımı bilgilerinize sunmak isterim.
· Üniversite’mizmülklerine sahip çıkılacaktır.
· Devlet kurumları ve toplumun her kesimi ile, “siyaset üstü bir anlayışla” düzeyli bir diyalog kurulacaktır, Üniversitemiz, halkımızın sorunlarınabiliminışığında çözümler üreten bir hale getirilecektir.
· Emredici olmak yerine; “ikna eden ve düzenleyici”ve müdahale eden değil; her seviyede çalışanlarımıza “destek veren ” olunacaktır.
· “Eleştirileri dikkate alan”, “uzlaşmacı yaklaşım ile bireysel hak ve hukuka saygılı” olunacaktır.
· Üniversitemizde akıl birliğine dayalıözgür ortamların oluşmasına katkı veren, siz değerli öğretim üyeleri, sevgili öğrencilerimiz ve çalışanlarımız ile birlikte “sevgi, saygı ve hoşgörü” ortamında buluşmak ve “ulaşılabilir bir rektör” olmak yönetim anlayışımızın temel ilkeleri olacaktır.
“DÜŞÜNCEDE,ANLATIMDA VE YÜRÜTMEDE AÇIK OLMAK” bu ilkelerimizin güvencesi olacaktır.
Öğrenci olarak girdiğim İstanbul Üniversitesi’nde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi oldum. Anabilim Dalı asistan temsilciliği, zorunlu hizmet sürecinde başhekimlik, fakültemiz Dekan Yardımcılığı ve 2 dönem seçilerek yapmakta olduğum Anabilim Dalı Başkanlığı gibi görevlerde yönetim tecrübeleri edindim.
Siz Öğretim Üyesi arkadaşlarımın desteği en önemli güç kaynağımdır. Sorunlarımızı biliyorum. Sizlerin desteği ve sizlerle “zoru başararak, üniversite’mizi dinamik, üretken, ve önder konumuna getirebiliriz. Genç, deneyimli, üretken ve çalışkan bir aday olarak, hizmet sonrası aranıza dönerek, “hesap verebilecek konumda olmak” sizlere sunabileceğimen önemli güvencedir.
Sizin sağduyulu kararınız, Üniversite’miz için doğru olanı belirleyecektir...
Sevgive saygılarımla,
Prof. Dr. Seyfettin ULUDAĞ